Ana Sayfa · Kitaplar · Bîra Qederê
Bîra Qederê

Kitap detayları

Cilt Taschenbuch
Dil Kurdisch (Kurmacî)
Yayın yılı 2020
Sayfa sayısı 360
Boyutlar (U/G/D) 19.5/13.5/2.5 cm
Ağırlık 355 g
Baskı 1. Baskı
ISBN 9786057728692
Yayınevi
Kuloğlu Mah. Turnacıbaşı Cad. No: 17
Beyoğlu - İstanbul
Tel.: (0212) 516 96 85

Mehmed Uzun

Bîra Qederê

€9,99 €7,99 İndirim Angebot

KDV dahil, kargo hariç

AB genelinde gönderim
14 gün iade
Güvenli ödeme
Açıklama

Ein sorgfältig ausgewähltes Werk kurdischer Literatur – kuratiert für Leserinnen und Leser, die Sprache, Geschichte und Kultur vertiefen möchten.

Bîra Qederê, Kürt prensi Bedir-Xan’ın soyuna dair on altı fotoğraftan oluşuyor; ölümle başlıyor, hatırayla son buluyor.
Celadet Beg’in ölümünden sonra geriye kalan fotoğraflar onun hikâyesini anlatmaya devam ediyor. Hayatı, yoksullukla başlayan ama zamanla çok katmanlı ve renkli bir serüvene dönüşen bir yaşamdır bu.

 

20. yüzyılın başlarında, farklı milletlerin ve dillerin iç içe geçtiği İstanbul, onun hayatının ilk sahnesi olur.
Daha sonra birçok Kürt gibi o da sürgüne gider, ülkesinden ve köklerinden koparılır.

 

Osmanlı Sarayı, Bab-ı Âli, Galata Köprüsü, Kadıköy Tepesi, Dünya Savaşı, Şam’dan yükselip Kürtçenin dört yönüne yayılan Hawar ve Ronahî dergileri — tümü romanın canlı imgelerine dönüşür.

 

Celadet Beg’in yaşamı, baştan sona mücadele ve bilgi, trajedi ve sevda, kayıp ve direnişin merkezinde yer alır.

Kitap detayları
Cilt Taschenbuch
Dil Kurdisch (Kurmacî)
Yayın yılı 2020
Sayfa sayısı 360
Boyutlar (U/G/D) 19.5/13.5/2.5 cm
Ağırlık 355 g
Baskı 1. Baskı
ISBN 9786057728692
Verlag & Hersteller
Kuloğlu Mah. Turnacıbaşı Cad. No: 17
Beyoğlu - İstanbul
Tel.: (0212) 516 96 85
Versand & Rückgabe

EU-weiter Versand. Du hast 14 Tage Rückgaberecht. Die Versandkosten werden im Checkout berechnet.

Açıklama

Bîra Qederê, Kürt prensi Bedir-Xan’ın soyuna dair on altı fotoğraftan oluşuyor; ölümle başlıyor, hatırayla son buluyor.
Celadet Beg’in ölümünden sonra geriye kalan fotoğraflar onun hikâyesini anlatmaya devam ediyor. Hayatı, yoksullukla başlayan ama zamanla çok katmanlı ve renkli bir serüvene dönüşen bir yaşamdır bu.

 

20. yüzyılın başlarında, farklı milletlerin ve dillerin iç içe geçtiği İstanbul, onun hayatının ilk sahnesi olur.
Daha sonra birçok Kürt gibi o da sürgüne gider, ülkesinden ve köklerinden koparılır.

 

Osmanlı Sarayı, Bab-ı Âli, Galata Köprüsü, Kadıköy Tepesi, Dünya Savaşı, Şam’dan yükselip Kürtçenin dört yönüne yayılan Hawar ve Ronahî dergileri — tümü romanın canlı imgelerine dönüşür.

 

Celadet Beg’in yaşamı, baştan sona mücadele ve bilgi, trajedi ve sevda, kayıp ve direnişin merkezinde yer alır.