Ana Sayfa · Kitaplar · Berfa Sor
Berfa Sor

Kitap detayları

Cilt Taschenbuch
Dil Kurdisch (Kurmacî)
Yayın yılı 2023
Sayfa sayısı 180
Boyutlar (U/G/D) 19.5/13/0.7 cm
Ağırlık 158 g
Baskı 1. Baskı
ISBN 9786259416540
Yayınevi
Kaynartepe Mah. 233 Sok.
Sabır Apt. Altı No: 14A Bağlar Diyarbakır
wesamemziz@gmail.com

Mehmet Dicle

Berfa Sor

€9,99

KDV dahil, kargo hariç

AB genelinde gönderim
14 gün iade
Güvenli ödeme
Açıklama

Ein sorgfältig ausgewähltes Werk kurdischer Literatur – kuratiert für Leserinnen und Leser, die Sprache, Geschichte und Kultur vertiefen möchten.

“Berfa Sor”, hafıza, travma ve felaketten sonra oluşan sessizlik üzerine kurulmuş bir romandır. Savaşın, şiddetin, göçün ve kaybın hayatı belirlediği yerlerde, kelimelere kolayca dökülemeyen yaralar ortaya çıkar. Kitap tam da hafıza ile suskunluk arasındaki bu sessiz alanda ilerler.

Mehmet Dicle bu eserinde “kolektif hafıza” fikrini tanıklık ve hatırlama sorularıyla birleştirir. Böylece kişisel ve toplumsal travmaların görünür hâle geldiği edebî bir alan oluşur — yüksek sesle değil, ince bir kar tabakasının altındaki izler gibi.

Karakterler anılarını bir gölge gibi yanlarında taşır. Hiçbir zaman tamamen kaybolmayan bir geçmişin etrafında dolaşırlar ve kendi yaşamlarının aynasında sürekli ölümün yüzüyle karşılaşırlar. Roman tam da bu yönüyle özel gücünü ortaya koyar: sakin, derinlikli ve melankolik bir güzellikle örülü bir anlatım.

Hatırlamak, bastırmak ve insanların ile toplumların içinde yaşamaya devam eden yaralar üzerine şiirsel bir eser.

Kitap detayları
Cilt Taschenbuch
Dil Kurdisch (Kurmacî)
Yayın yılı 2023
Sayfa sayısı 180
Boyutlar (U/G/D) 19.5/13/0.7 cm
Ağırlık 158 g
Baskı 1. Baskı
ISBN 9786259416540
Verlag & Hersteller
Kaynartepe Mah. 233 Sok.
Sabır Apt. Altı No: 14A Bağlar Diyarbakır
wesamemziz@gmail.com
Versand & Rückgabe

EU-weiter Versand. Du hast 14 Tage Rückgaberecht. Die Versandkosten werden im Checkout berechnet.

Açıklama

“Berfa Sor”, hafıza, travma ve felaketten sonra oluşan sessizlik üzerine kurulmuş bir romandır. Savaşın, şiddetin, göçün ve kaybın hayatı belirlediği yerlerde, kelimelere kolayca dökülemeyen yaralar ortaya çıkar. Kitap tam da hafıza ile suskunluk arasındaki bu sessiz alanda ilerler.

Mehmet Dicle bu eserinde “kolektif hafıza” fikrini tanıklık ve hatırlama sorularıyla birleştirir. Böylece kişisel ve toplumsal travmaların görünür hâle geldiği edebî bir alan oluşur — yüksek sesle değil, ince bir kar tabakasının altındaki izler gibi.

Karakterler anılarını bir gölge gibi yanlarında taşır. Hiçbir zaman tamamen kaybolmayan bir geçmişin etrafında dolaşırlar ve kendi yaşamlarının aynasında sürekli ölümün yüzüyle karşılaşırlar. Roman tam da bu yönüyle özel gücünü ortaya koyar: sakin, derinlikli ve melankolik bir güzellikle örülü bir anlatım.

Hatırlamak, bastırmak ve insanların ile toplumların içinde yaşamaya devam eden yaralar üzerine şiirsel bir eser.